DUSÇöz ← Ana Sayfa

← DUS branşları

DUS Fizyoloji

Fizyoloji, vücut sistemlerinin nasıl çalıştığını inceler. DUSÇöz'deki sorular sinir, kas, kalp-damar, solunum ve endokrin sistemin yanında ağrı, tükürük ve pulpa fizyolojisi gibi diş hekimliğine yakın konuları kapsıyor. ÖSYM'nin 2026-DUS kılavuzundaki yaklaşık dağılıma göre Temel Bilimler Testinin 40 sorusundan 6'sı bu alandan; ÖSYM bu oranların değişebileceğini belirtiyor.

Konular: Ağrı Fizyolojisi, Dental Pulpa Fizyolojisi, Endokrin Fizyoloji, İmmün Sistem, Kardiyovasküler Fizyoloji, Kas Fizyolojisi, Kemik Fizyolojisi, Nörofizyoloji, Solunum Fizyolojisi, Tükürük Fizyolojisi, Yara İyileşmesi

Örnek sorular

Aşağıdaki sorular DUSÇöz'ün kendi soru bankasından alındı; ÖSYM'nin geçmiş sınav soruları değildir. Sorular yapay zekâ yardımıyla hazırlandı ve uzman incelemesinden geçmedi.

Soru 1 (Kardiyovasküler Fizyoloji)

Adrenal korteksin zona fasciculata tabakasından salgılanan glukokortikoid yapılı kortisol hormonunun sekresyon dinamikleri incelendiğinde; kortisolün plazma konsantrasyonunun gün içindeki değişimi (sirkadiyen ritim) ve bunun fizyolojik kontrolü hakkında hangisi doğrudur?

  1. Sabah erken saatte tepe yapar; suprakiazmatik nükleus tarafından kontrol edilir
  2. Gece yarısı derin uyku sırasında en yüksek seviyededir; pineal bezden salınan melatonin ile doğrudan uyarılır
  3. Besin alımından bağımsız olarak gün boyunca tamamen sabit ve düz bir eğri izler; sadece kalsiyum seviyelerine bağlıdır
  4. Sadece fiziksel stres durumlarında zona glomerulosadan pulsatil dalgalar halinde salınır
  5. Böbrek üstü bezinin medulla tabakasındaki kromafin hücrelerinin asetilkolin deşarjı ile akşam saatlerinde maksimuma ulaşır
Cevabı göster

Doğru cevap: A) Sabah erken saatte tepe yapar; suprakiazmatik nükleus tarafından kontrol edilir

Kortizol güçlü bir sirkadiyen ritme sahiptir ve uyanma vaktine yakın sabah erken saatlerde plazmada en yüksek düzeye ulaşır; bu ritim hipotalamustaki ana sirkadiyen saat olan suprakiazmatik nükleus tarafından yönetilir. Diğer seçeneklerdeki zamanlama ve lokalizasyon tanımları fizyolojik olarak yanlıştır.

Soru 2 (Ağrı Fizyolojisi)

Santral sinir sisteminin endojen ağrı kontrol sisteminde (inen baskılayıcı yolaklar) yer alan ve mezensefalondaki periaqueductal gri cevherden (PAG) aldığı sinyalleri rostroventromedial medullaya (RVM) ileterek, trigeminal nükleustaki ağrı iletimini sinaptik düzeyde pre/postsinaptik olarak inhibe eden temel nörotransmitter çifti hangisidir?

  1. Serotonin - Noradrenalin
  2. Asetilkolin - Dopamin
  3. Glutamat - Aspartat
  4. GABA - Substansiya P
  5. Histamin - Melatonin
Cevabı göster

Doğru cevap: A) Serotonin - Noradrenalin

Doğru cevap, Serotonin - Noradrenalin çiftidir çünkü inen ağrı kontrol yolaklarında RVM ve lokus seruleustan salınan serotonin ve noradrenalin, arka boynuz/trigeminal nükleustaki internöronları uyararak veya doğrudan nosiseptif iletimi baskılar. Diğer seçeneklerdeki transmitter kombinasyonlarının inen antinosiseptif sistemde bu birincil işlevi yoktur.

Soru 3 (Kemik Fizyolojisi)

Hipofosfatazya tanılı bir çocuk hastada, doku-nonspesifik alkalen fosfataz enziminin genetik olarak eksik olması, hücre dışı pirofosfat düzeyini nasıl etkiler ve bu durumun kemik dokusuna etkisi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  1. Pirofosfat birikip hidroksiapatit kristal oluşumunun inhibe olması
  2. Alkalen fosfataz eksikliğinde pirofosfat tamamen ortadan kalkar ve mineralizasyon aşırı hızlanır
  3. Alkalen fosfataz eksikliği yalnızca yumuşak doku kalsifikasyonunu artırır, kemik dokusunu etkilemez
  4. Alkalen fosfataz eksikliği kalsiyum emilimini doğrudan artırarak kemik yoğunluğunu artırır
  5. Alkalen fosfataz eksikliği osteoklast aktivitesini tamamen durdurarak kemik yıkımını engeller
Cevabı göster

Doğru cevap: A) Pirofosfat birikip hidroksiapatit kristal oluşumunun inhibe olması

Alkalen fosfataz enzimi normalde hücre dışı pirofosfatı parçalayarak mineralizasyonu engelleyen bu molekülün birikimini önler; enzim eksikliğinde pirofosfat birikir ve hidroksiapatit kristallerinin oluşumu inhibe olarak yetersiz mineralizasyona yol açar. Pirofosfat birikiminin mineralizasyonu hızlandıracağı iddiası gerçeğin tersidir. Bu hastalık öncelikle kemik ve diş mineralizasyonunu bozar, yumuşak doku etkisi birincil bulgu değildir. Bu hastalarda erken süt dişi kaybı ve dentin/kemik mineralizasyon bozuklukları önemli klinik bulgular arasındadır.

Eğitim amaçlıdır, tanı ve tedavi önerisi değildir.

Bu branştan test çöz